26 Eylül 2010 Pazar

aspidistra

*sonuçta hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. memento mori.

*"mesele işte bu, elinde olmadan gözyaşlarıyla dolan gözler, nargile tüttürerek darağacını düşlemektir."

*yoksulluğun kötü yanı buydu işte -o hiç bitmeyen şey- yalnızlık.

*hiçbir zengin, kendisini yoksul göstermeyi başaramaz; çünkü para, tıpkı cinayet gibi onu ele verir.

*Oo, yalnızca Marx söyleyince anlıyorsun! haftada iki papel gelirle sürünmenin ne anlama geldiğini bilmiyorsun. sorun, güçlük sorunu değil - güçlük kadar basit bir şey değil. mesela durumun sinsi, pis, sefil acımasızlığı. haftalar boyu yalnız yaşıyorsun, çünkü paran olmadı mı dostun da yok. kendine yazar diyorsun, hiçbir şey üretmiyorsun, çünkü her seferinde yazamayacak kadar yorgun ve bitkinsin. berbat, dünyadışı, dünyaaltı bir yerde yaşamak bir bakıma. bir çeşit tinsel lağım.

*yoksulluğun herkese sizin üstünüze basma hakkı verdiğini anlatır! nasıl herkesin senin ayağının altında ezmeyi istediğini vurgular.

*kadınlar böyleyken sosyalizm ya da herhangi başka bir izmden söz etmek ne büyük bir yozluk! kadının istediği tek şey paradır; ona alınacak bir ev, iki bebek, drage marka ev eşyası ve aspidistra denen bir zambak türü. akıllarının alabileceği tek günah, parayı kapmayı istememek. hiçbir kadın bir erkeği geliri dışında bir nitelikle değerlendirmez. kendi kendine böyle söylemez, böyle düşündüğünü bilmez. ne hoş bir adam, der, ama aslında bol parası var demektir.

*kötüleşmek, söylendiği kadar kolay değildi. bazen kurtuluşun seni av köpeği gibi kapar.

*kim söylemişti, anımsamıyorum ama, çağdaş dünya sadece azizlerle alçak ruhların yaşayabileceği bir yerdi.

*bilselerdi de umurlarında mı olacaktı? doğmak, evlenmek, doğurmak, çalışmak ve ölmekle meşguldü hepsi.

*hayır, hayır! sözünde dur. ya teslim ol ya olma!

*vicisti, o aspidistra!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder