29 Nisan 2011 Cuma

buz gibi

aşk iyidir bak
duyumunu artırır insanın
hele don gömlek sabahları
traş olacağını duyarsın
yeni gömleğini giyeceğin gelir
bir yeni biçim eklersin insan olacağa
masaya, merdivene, aynalı dolaba
derken ardından şıpın işi bir kahvaltı
amanın dersin bu ne delice gidiş
paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı
ispinoz düşünür müydü
deli olan kaşınır mıydı
kolların upuzun walt whitman'ı okumaktan
ağzın desen bir karış açık
sokaklar yok mu, o sokaklar
önce bir yeşile işkilli
evlerde büyümeler, alıp başını gitmeler olacak
kızıp duracaksın üstüne başına konan toza
televizyondaki ise
usanmak, hızını eksiltmek dendi mi
cin ifrit kesileceksin birden.

hey gidi duyumuna yandığımın dünyası
alıp vereceğin olacak ille
aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.

edip cansever

18 Nisan 2011 Pazartesi

Derdin ne ise saklama mahrem olayım ben,
Cürmüm ne ise söyle de mahkum kalayım ben,
Aç kalbini, dök derdini tahfif-i elem et,
Güldürmeyeceksen de beni gül güzelim sen,
Bir kere görüp güldüğünü şad olayım ben.